RESMİ MEVZUAT VE KANUNLAR
GELİŞTİRME MODU • BETANormlar Hiyerarşisi Zirvesi & Anayasal Denetim Laboratuvarı
3 ücretsiz hakkınız kaldı. Sınırsız analiz, UYAP .UDF ve dava takibi için SimoMail ile devam edin.
Mevzuat & Anayasal Norm Denetimi
1982 T.C. Anayasası normlar hiyerarşisi güvencesi; kanun maddeleri, AYM içtihatları ve yapay zekâ Anayasaya Uygunluk Testi.
Cumhuriyetin Nitelikleri (Demokratik Hukuk Devleti)
Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti; hukukun üstünlüğü, belirlilik, adalet ve kazanılmış haklara saygı ilkeleriyle bağlıdır. Tüm idari işlemler ve yargı kararları hukuk devleti güvencesi altındadır.
Kanun Önünde Eşitlik İlkesi ve Ayrımcılık Yasağı
(1) Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
(2) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.
(3) Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.
(4) Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
(5) Devlet organları ve idare makamları, bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır.
Kanunların uygulanmasında kişisel ayrıcalık veya imtiyaz tanınamaz; aynı hukuki durumda bulunan herkes aynı kurallara tabidir. Dezavantajlı grupların korunması amacıyla yapılan pozitif ayrımcılık eşitlik ilkesini zedelemez.
Anayasanın Bağlayıcılığı ve Üstünlüğü (Normlar Hiyerarşisi)
(1) Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
(2) Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.
Türk hukuk sistemindeki tüm kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, yönetmelikler ve sözleşmeler Anayasaya uygun olmak zorundadır. Normlar hiyerarşisinin en tepesinde Anayasa yer alır.
Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması ve Ölçülülük İlkesi
Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
Vatandaşların temel hakları (özgürlük, mülkiyet, ifade vb.) yalnızca TBMM tarafından çıkarılan kanunla sınırlandırılabilir; idari işlemle sınırlanamaz. Sınırlama hakkın özüne dokunamaz ve ölçülü olmak zorundadır.
Kişinin Dokunulmazlığı, Maddî ve Manevî Varlığı
(1) Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
(2) Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.
(3) Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz.
Yaşam hakkı ve vücut dokunulmazlığı en temel insani haktır. İşkence, kötü muamele ve insan onuruyla bağdaşmayan fiiller hiçbir koşulda (savaş, olağanüstü hal dahil) meşru gösterilemez.
Özel Hayatın Gizliliği ve Kişisel Verilerin Korunması
(1) Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.
(2) Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak hâkim kararı olmadıkça; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz.
(3) Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme haklarını içerir.
Hakim kararı olmaksızın arama ve el koyma yapılamaz. Kişisel veriler yalnızca kişinin açık rızası veya kanunun açık izniyle işlenebilir; verilerin silinmesi veya düzeltilmesi anayasal bir haktır.
Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti
(1) Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.
Her birey fikirlerini ve eleştirilerini sosyal medya, basın, söz veya yazı yoluyla yayma hakkına sahiptir. İfade özgürlüğü demokratik toplumların temel taşıdır.
Mülkiyet ve Miras Hakkı
(1) Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
(2) Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
(3) Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
Bireylerin taşınır ve taşınmaz malları üzerindeki tasarruf yetkisi anayasal güvence altındadır. Kamulaştırma ancak gerçek karşılığı peşin ödenerek ve kamu yararı amacıyla yapılabilir.
Hak Arama Hürriyeti ve Adil Yargılanma Hakkı
(1) Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
(2) Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.
Her vatandaşın mahkemeye erişim, avukat ile temsil edilme, delil sunma ve makul sürede bağımsız mahkemelerce adil şekilde yargılanma hakkı vardır. Mahkemeler davayı görmekten kaçınamaz.
Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar (Masumiyet Karinesi)
(1) Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçun işlendiği zaman kanunda gösterilen cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
(4) Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.
(5) Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
(6) Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.
(7) Ceza sorumluluğu şahsidir.
Kesin mahkeme kararı çıkana kadar herkes masumdur. Hukuka aykırı yollarla (izinsiz dinleme, zorla itiraf vb.) elde edilen kayıtlar mahkemede delil sayılamaz. Cezalar şahsidir; akrabalara yüklenemez.
Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması ve Etkili Başvuru Yolu
(1) Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.
(2) Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.
İdari makamlar veya mahkemeler verdikleri tebligatlarda, vatandaşın hangi mahkemeye kaç gün içinde başvuracağını (itiraz süresi ve mercii) açıkça yazmak zorundadır; aksi halde süre hak düşürücü sayılmaz.
Milletlerarası Andlaşmalar ve İHAM/AİHM Norm Üstünlüğü
(1) Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
(5) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle uyuşmazlık çıkması halinde milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.
Temel insan haklarına ilişkin uluslararası sözleşmeler (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS vb.) ile iç hukuk kanunları çelişirse, uluslararası sözleşme hükümleri ve AİHM içtihatları doğrudan üstün tutulur.
Mahkemelerin Bağımsızlığı ve Yargı Yetkisi
(1) Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.
(2) Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
(3) Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.
(4) Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.
Yargı organları bağımsızdır. İdare ve tüm kamu kurumları kesinleşmiş mahkeme kararlarını gecikmeksizin ve değiştirmeksizin aynen uygulamak zorundadır.
Duruşmaların Açıklığı ve Gerekçeli Karar Hakkı
(1) Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına ancak kamu ahlâkının veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir.
(3) Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.
(4) Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.
Mahkemelerin verdiği tüm hükümler, tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaları, delillerin tartışılmasını ve hukuki dayanağını gösteren ikna edici bir gerekçe taşımak zorundadır. Gerekçesiz karar Anayasa ihlalidir.
Anayasa Mahkemesinin Görevleri ve Bireysel Başvuru
(1) Anayasa Mahkemesi, kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler ve bireysel başvuruları karara bağlar.
(3) Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.
(4) Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.
Olağan kanun yolları (İstinaf, Yargıtay veya Danıştay) tüketildikten sonra nihai kararın öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içinde, anayasal bir temel hakkın ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru yapılabilir.
Aşırı İfa Güçlüğü (Uyarlama Davası)
(1) Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sıradaki mevcut olguları, borçludan ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirirse borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir.
(2) Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkı yerine fesih hakkını kullanır.
(3) Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır.
Sözleşme imzalandıktan sonra tarafların öngöremeyeceği olağanüstü olaylar (aşırı enflasyon, devalüasyon, pandemi, savaş vb.) meydana gelir ve borcun ifası bir taraf için çekilmez derecede ağırlaşırsa, mahkemeden sözleşme şartlarının (örneğin kira bedelinin) uyarlanması istenebilir.
Kira Bedelinin Belirlenmesi ve TÜFE Sınırı
(1) Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır.
(2) Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa, kira bedeli, bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla hâkim tarafından hakkaniyete göre belirlenir.
(3) Beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde hâkim, emsal rayiçleri gözeterek hakkaniyete uygun yeni bir kira bedeli belirler.
Konut ve işyeri kiralarında kira artış oranı yasal olarak bir önceki yılın TÜFE 12 aylık ortalamasını aşamaz. 5 yılı dolduran kira ilişkilerinde ise mülk sahibi emsal rayice göre yeniden kira tespiti davası açabilir.
Hakaret Suçu ve Aleniyet Hali
(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da yakıştırmada bulunmak veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde de aynı cezaya hükmolunur.
(4) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
Sosyal medya, internet veya herkesin görebileceği açık platformlarda kişilerin saygınlığına saldıran küfür ve hakaret içerikli paylaşımlar aleniyet unsuru oluşturur ve ceza 1/6 oranında artırılır.
Dava Dilekçesinin Zorunlu Unsurları
(1) Dava dilekçesinde mahkemenin adı, tarafların kimlik ve adresleri, T.C. kimlik numaraları, varsa vekillerinin adresi, davanın konusu ve dava değeri, vakıaların sıra numarası altındaki özeti, deliller ve açık talep sonucu yer almalıdır.
(2) Eksiklik bulunması halinde hâkim, davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksiklik tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır.
Dava dilekçesinde kanunun aradığı zorunlu hususlardan birinin (örneğin talep sonucu veya taraf kimlik bilgileri) eksik olması halinde hakim 1 haftalık kesin süre verir; tamamlanmazsa dava usulden reddedilir.
Fatura ve Teyit Mektubuna 8 Günlük İtiraz
(1) Ticari işletmesi bağlamında bir mal satan, üreten veya hizmet sunan tacirden, diğer taraf fatura istemek ve bedeli ödemekle yükümlüdür.
(2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
(3) Telefonla, telgrafla veya sözlü yapılan sözleşmelerin teyit mektubuna sekiz gün içinde itiraz edilmezse teyit kabul edilmiş sayılır.
Tacirler arasında teslim edilen faturaya tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde ihtarname veya noter aracılığıyla itiraz edilmezse, faturadaki miktar ve birim fiyat kesinleşmiş kabul edilir.
Süreli Fesih ve İhbar Tazminatı Bildirim Önelleri
(1) Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir.
(2) İşi 6 aydan az sürmüş işçi için 2 hafta; 6 aydan 1,5 yıla kadar 4 hafta; 1,5 yıldan 3 yıla kadar 6 hafta; 3 yıldan fazla sürmüş işçi için 8 hafta önel verilir.
(4) Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında ihbar tazminatı ödemek zorundadır.
İş sözleşmesini haksız veya bildirimsiz fesheden taraf, işçinin kıdemine göre 2 ila 8 haftalık giydirilmiş brüt ücret tutarını karşı tarafa ihbar tazminatı olarak peşin ödemekle yükümlüdür.
İtirazın İptali Davası ve %20 İcra İnkar Tazminatı
(1) Takibe itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülen alacaklı da haksız çıktığı takdirde, diğer tarafın talebi üzerine hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.
Borçlunun ilamsız icra takibine yaptığı haksız itirazı mahkeme kararıyla hükümsüz kılan alacaklı, davasını kazandığında borçludan ana para ve faizin yanı sıra en az %20 icra inkar tazminatı tahsil eder.
Aydınlatma Yükümlülüğü ve Veri Güvenliği Sorumluluğu
(1) Veri sorumlusu kişisel verilerin elde edilmesi sırasında ilgili kişilere veri sorumlusunun kimliği, işleme amacı, aktarım şartları ve hakları konusunda bilgi vermekle yükümlüdür.
(2) Veri sorumlusu kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini ve erişilmesini önlemek amacıyla her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır.
Şirketler müşterilerinin veya çalışanlarının kişisel verilerini toplamadan önce aydınlatma metnini sunmak ve veri tabanını veri sızıntılarına karşı en üst teknik şifreleme ve erişim logları ile korumak zorundadır.